Datça

Coğrafi Konum

Üç tarafı denizlerle çevrili, Akdeniz  ve Ege’nin buluştuğu bir  yarımada olan Datça, Türkiye’nin güney kıyılarının en özgün tatil merkezlerinden birisidir. Yarımadanın 235 km’lik sahil bandı dantel gibi girintili çıkıntılı, büyüklü küçüklü koylarla bezenmiştir. Bazen dik kayalarla çevrili, bazen güzel kumsallarla. Tam 52 koy var. Bazı koyların önünde küçük adacıklar yer alıyor. Koyların bazıları oldukça büyük ve uzun kumsala sahip, bazıları çakıllı, ama hepsi tertemiz,

Datça Yarımadası, yarımadanın en dar yerinden Bencik limanından başlayıp Knidos’a kadar uzanan büyük bir yarımada. Haritada koptu kopacak gibi gözüken bu en dar yerin Hisarönü Körfezi’ne bakan tarafı Bencik limanı, Gökova Körfezi’ne bakan tarafı Bördübet arasındaki mesafe 800 metreye kadar iniyor.

İklim

Coğrafya bilgini Strabon “Tanrı çok sevdiği kulunu uzun ömürlü olması için Datça Yarımadası’na gönderir,” demiş. Bu öyle boşuna söylenmiş bir söz değildir. Yörede anlatılan bir öyküye göre: Günümüzden 4-5 yüz yıl kadar önce İspanyol korsanlar Datça’nın açıklarından geçerken gemideki cüzzamlı hastaları atmaya karar vermişler ve yanaşıp Sarıliman Koyu’na bırakmışlar. Ölüme terkedilen cüzzamlılar Datça’nın bol oksijenli havasıyla iyileşmişler, yaraları kapanmış. Öykü doğru mudur,yakıştırma mıdır bilinmez ama Datça’nın havasının insanı sağlıklı kıldığı bir gerçektir.

Doğal mikro klima özelliği ile nemsiz, bol oksijenli tertemiz havası ile terlemeden tatil yapabileceğiniz,  kış mevsiminin hemen hemen hiç yaşanmadığı cennet bir  yarımadadır. 1999’da Dünya Çevreyi Koruma Vakfı tarafından belirlenen  acil olarak korunması gereken 100 yeryüzü noktasından bir tanesidir.

Gezilebilecek Tarihi ve Turistik Mekanlar

Kent Turu

Datça ilçe merkezi  üç mahalleden  oluşuyor. Reşadiye,  Eski Datça ve İskele.

Reşadiye Mahallesi önemli ölçüde korunmuş eski bir yerleşim yeri. Daracık sokakları, beyaz badanalı taş evleri, mutlaka badem ağaçları ile süslü sevimli avluları ile geçmiş yaşam tarzını yansıtıyor. Datça ağzıyla “Goca Ev” diye adlandırılan,restore edilerek yeniden hayata geçirilen  tarihi yapı “Mehmet Ali Ağa Konağı” artık butik  otel olarak hizmet  veriyor. Asırlık çınar ağacından dolayı “Çınarlı Meydan”  adını alan Reşadiye’nin geniş meydanı dinlendirici, huzur veren bir yer.

Ünlü Şair Can Yücel’in ömrünün son yıllarını geçirdiği evi “Canevi”  Eski Datça Mahallesinde. Evinin bulunduğu sokağa ünlü şairin adı verilmiştir. Her yıl ağustos ayında adına şenlik düzenlenir, şiirler okunur, toplantılar yapılır.

Buranın eski  taş evleri büyük kentlerden gelenlerce satın alınıp restore ettirilerek, şimdilerde  otel, pansiyon ve cafe olarak kullanılmaktadır.1940 yılında eski Datça’da  okul olarak yaptırılan yapı da restore edilerek El Sanatları Merkezi olarak hizmete açıldı. Bir tarafı Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan yapının diğer  tarafın da kilim dokuma atölyesi var. Çığlı Çaputtan yapılan, Datça’nın sembolü haline gelen nazarlıkları buradan satın alabilirsiniz.

Datça’nın en canlı ve hareketli noktası ise İskele Mahallesi yat limanı ve kumluk plajı çevresidir. Her gün çok sayıda tekne uğrar bu limana. Hem liman çevresinde, hem de şehir merkezine açılan cadde ve sokaklarda kaliteli lokantalar, renkli barlar, yöresel ürünleri satın alabileceğiniz dükkanları bulabilirsiniz.

İlçe merkezinde limanın bitiminde, taşlık plajının güneybatı yönünde, denizin hemen yanı başında  minik göl göreceksiniz. Sağlığa yararlı mineraller içeren gölün suyu denize göre daha sıcak. Sürekli olarak dağın eteklerinden doğan su kaynağının oluşturduğu gölün suyu hiç eksilmiyor. Gölden denize doğru sürekli  bir su akışı olduğundan gelen ziyaretçiler suyun denize aktığı noktada masaj etkisi yapan doğal duştan yararlanabilirler.

Son yıllarda Datça yeniden keşfediliyor. Kalabalıktan, gürültüden, kirlilikten kaçanlar Datça’yı ömürlerinin sonuna kadar kalacakları sakin, dingin bir mekan olarak belliyorlar.

Siz de Datça’yı günü birlik bir uğrak yeri gibi düşünmeyin.Yarımadanın etrafında tamı tamına 52 koy bulacaksınız. Kimisine sadece denizden ulaşılabilen bu koylardan biri gün boyu sadece size ait olabilecek. Kalabalık ve plaj arayanlar toplam 13 km uzunluktaki plajlardan birine atabilirler kendilerini. Datça plaj ve koylarındaki denizin güzelliğini, akvaryum duruluğundaki suyunu unutamayacaksınız.

Datça’da küçük ve güzel butik  oteller bulabilecek, tekneyle koylarında dolaşabilecek, Knidos antik kentinin etkileyici kalıntıları arasında keşiflerde bulunacak, renkli Datça akşamlarında hoş anılar biriktirebileceksiniz.

El Sanatları ve Pazar Yeri

Cuma günleri öğleden sonra  İskele Mahallesi Pazar Sokağı’nda, çarşamba günleri de Özbel mevkiinde  Datçalı yerel üreticilerin kendi yetiştirdikleri,  ya bir gün önce, ya da pazara  gelmeden birkaç saat önce toplanmış taptaze ürünleri satın alabilirsiniz..Datça pazarı cuma günü öğleden sonra başlayıp cumartesi günü akşama kadar  bir buçuk gün boyunca devam eder. Cumartesi günleri diğer ilçelerden ve illerden gelen pazarcılar da eşlik eder. Kıyafet, mutfak eşyası, takı vb. her türlü ürünü satın alabilirsiniz.

Datça’nın en değerli el sanatı iğne oyasıdır. İğne oyası yapımında kullanılan has ipek evlerde ipek böceği yetiştirilip ipeğin istenildiği gibi bükülerek pişirilmesiyle elde edilir. Bu ipek ipliklerden iğne ile motifler elde edilir veya büyük eşya örtüleri yapılır. İğne oyası bu örtüleri Cumartesi günleri kurulan pazar yerinden, butiklerden ve hediyelik eşya satan dükkanlardan satın alabileceğiniz gibi, ilçe merkezine 3-5 km uzaklıktaki köylerdeki evlerden de alabilirsiniz.

Datça Sındı Mahallesinde (köyünde) Kaymakamlık tarafından desteklenerek  eski okul binasında  kilimcilik kursu açılmış; yine  aynı binada Sındı köy halkının  kendi üretmiş  olduğu  yöresel tüm ürün çeşitlerini bulabilirsiniz.

Datça Yakaköy’de  11.000 m²’lik  açık alanda, içerisinde resim, seramik ve heykel atölyeleri, kütüphanesi ve sergi salonuyla doğa içine kurulmuş  sivil  akademi  var. Tüm yıl boyunca açık. Özellikle yaz aylarında yoğun olarak ulusal ve uluslararası düzeyde etkinlikler düzenleniyor, sergiler açılıyor, konserler düzenleniyor.

Takıcılar Sokağı

Datça merkez Kumluk Plajı başından taş iskeleye doğru büyük bir alanda kurulan   takıcılar sokağı  akşamları ışıl ışıl rengarenk, çeşit çeşit  el yapımı takı, künye, kolye vb çeşitli ürünleri görüp satın alabileğiniz cıvıl cıvıl  bir sokak.

Günü Birlik Tekne Turları

Datça limanından sabah kalkan günü birlik gezi tekneleri ile  çevredeki koyları  ve bükleri gezebilirsiniz. Kısa günlük turlarda merkezden Mesudiye Hayıtbükü koyuna kadar gidilip dönülüyor. Uzun turlarda hedef noktası ise Knidos. Gidiş ve dönüşte koylarda yüzme ve yemek molası veriliyor. Uğranılan önemli koy ve bükler arasında Kargı Koyu, Akvaryum,  Domuz Çukuru , Dilek Mağarası, Hayıtbükü,  Kızılbük ve Palamutbükü yer alıyor. Hisarönü  tarafına düzenlenen günü birlik  turlarda  ise Selimiye, Dirsek Burnu, Aktur, Dimitri Koyu, Bencik ve Dişlice adasını  görebilirsiniz.

Datça’dan 6 deniz mili uzaklıktaki Yunanistan–Simi adasına düzenli bir feribot seferi bulunmamaktadır. Ancak limanda hizmet veren küçük kapasiteli ticari yatlarla günübirlik  turlar düzenleniyor. Vize alınması gerekiyor,kapıda vize uygulaması yapılmıyor.

Su Sporları ve Dalış Merkezleri

Datça’da her türlü  su sporu yapılabilir.  Sörf ve yelken  meraklıları için oldukça ideal bir yerdir. Sörf için çok derin olmayan ama sığlık yerlerin dalgasının da olmadığı, uygun kuvvette rüzgarın denizden karaya veya karadan denize değil de karaya paralel esmesi gibi şartlar gerekiyor. Datça’da bunların hepsi bir arada. Gebekum’a ve Periliköşk’e gittiğinizde ilçede faaliyet gösteren  sörf ve yelken merkezlerinde eğitim  alabilirsiniz.

Sualtı dalış sporuna meraklı olanlar için Datça Koylarının dip zenginliği görülmeye değer. Kirlenmemiş, tertemiz cam gibi sularda dingin bir dalış yapabilir, ürkmemiş canlıları doğal ortamlarında izleyebilirsiniz. Datça su üstünde olduğu gibi sualtında bir çok endemik türü barındırmaktadır.

Çevre Turu

Datça asla aceleye gelmeyecek bir yer. Akdeniz’in genel karakterine uygun olarak acele etmeden  çevreyi gezmeyi ihmal etmeyin. Deniz, kum ve güneşin alâsı var, ama daha fazlası da var. Datça şehir merkezinden çevre koylara ve Knidos’a kadar dolmuşlar çalışıyor. Hem karadan, hem de denizden. Eğer aracınız yoksa, denizden günübirlik tekne turlarına katılmanızı öneririz.

Etraftaki dağlar da kara avcılığı için uygundur. Olta atmak için de çok uygun kayalıklar bulacaksınız. Datça’lı bir rehberiniz varsa vadileri, yamaçları aşarak yapılacak zorlu bir yolculuk sonunda Datça Hurması’nı görebilirsiniz. Bu ağaç tam 65 milyon yıl geçmişten gelen bir tür. Yarımadanın en ücra köşelerinden birinde karşınıza çıkıverir. Ama kendi başınıza aramaya kalkmayın, hem bulma şansınız az, hem de çevrede ayı, domuz gibi tehlikeli olabilecek yabani hayvanlara rastlama riski var.

Hızırşah Mahallesi (Köyü)

İlçe merkezine en yakın köy (mahalle) ise 3 km. uzaklıktaki Hızırşah. Burada Selçuklu Dönemi’nden kalma, restore edilmiş Hızırşah camisi ve yanı başında restorasyonu devam eden kültür evini görebilirsiniz

Kızlan Mahallesi (Köyü) 

Yarımadanın tipik yeldeğirmenlerini görmek istiyorsanız Datça’ya 8 km. uzaklıktaki Kızlan Köyü’ne gitmelisiniz. Yarımadanın en çok rüzgar alan bölgesi de burasıdır.

Gebekum

Datça’ya 7- 8 km kala  Yel değirmenlerine gelmeden önce, Perili Köşk tabelasını gördüğünüzde sola, 1 km’lik toprak yola saparsanız, yol sizi kumsala ulaştırır. Uzunluğu 7 km’yi bulan kumsal olan Gebekum denize girmek için çok uygun. Kumsal, rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor. Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş, kumul hareketleriyle.
“Gebekum Doğa Parkı Fosil Kumulu Koruma Alanı” 6 milyon yıllık sürede oluşmuş tortuları barındıran, korunabilmiş ve bir daha asla oluşturulamayacak olan bir doğa mirasıdır. Kumul üzerinde 5’i endemik olan ve çoğu tıbbi önemi olan 100’e yakın bitki türü bulunuyor. Ayrıca, yörede 19 kuş türünün de yaşadığı tespit edilmiştir.

Teke Suyu Mağarası

Rivayete göre adını, mağaradan su içerek çıkan bir tekeden alıyor. Datça’dan Marmaris’e giderken Aktur – Kuruca Bük’ü geçtikten sonra Soğuk Su mevkiine varmadan sola ayrılan Alavara yolunun girişinde. Makilikler içindeki mağarayı dikkatlice bakılmazsa ilk bakışta fark etmek zor. Mağarayı bulduğunuzda da içini görmek için projektöre ihtiyacınız var. Hatta yanınıza yedek projektör almanız iyi olur. Mağaraya adımınızı atar atmaz kendinizi onun sihirli dünyasına kaptırıyorsunuz. Tamamıyla doğal olan mağaradaki dikit ve sarkıtlar insanı büyülüyor. Mağaraya aşağı doğru inilerek giriliyor. Giriş bölümünde su bulunmuyor. Bu bölüm hareket etmek için yeterince geniş ve hareket etmek kolay. İlerleyince tabanında su bulunan ikinci bir bölüme ulaşılıyor.Bu bölüme geçerken kayganlaşan zemine dikkat etmek gerek. Mağara içinde çok zengin ve yoğun olarak bulunan çeşitli renklerdeki damlataşı şekilleri ve oluşumları yer altı mağaralarına ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Ancak mağaranın, öncelikli olarak mağara bilimcilerinin araştırmalarına ve sonra da dış ve iç düzenlemeye ihtiyacı var.

Knidos   

Datça’ya 33 km uzaklıkta bulunan Knidos, yarımadanın en uç noktasında, Akdeniz ve Ege’nin birleştiği Tekir Burnu’nda konumlanmış, antik dünyanın en önemli metropollerinden biridir. Kent doğusunda ve batısında yer alan iki limanıyla mavi yolculuklara kucak açar. Knidos, ticari nedenlerle,MÖ 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına, bugünkü görkemli kalıntıların izlendiği yere taşınmış.

Kuruluşu MÖ 13. yüzyıllara uzanan kent MÖ 4. yüzyıldan itibaren sanat, kültür, sağlık  ve dini merkez olarak ünlenmiştir. Ayrıca geliştirdiği ekolüyle bir tıp merkezi olan Knidos birçok bilim insanına da ev sahipliği yapmıştır. Bu kişilerden Mimar Sostratos İskenderiye Deniz Feneri’nin mimarı oluşuyla ünlenirken, Knidoslular tarafından satın alınan Çıplak Aphrodite heykeliyle de Praxiteles en ünlü heykeltıraşlar arasına girmiştir.  Yine Knidoslu öğreti diye bilinen tedavi yöntemini Euryphon ve öğrencileri geliştirmiştir.

Antik dönemde olduğu gibi  günümüzde de mavi yolculuğun uğrak noktalarından olan Knidos, masmavi denizi ve hemen karşısında yamaca yayılan antik kalıntılarıyla ziyaretçilere görsel bir şölen sunar. Günümüzde ziyaretçilerine uzun bir gezi parkuru sunan kentte, Yuvarlak Tapınak, Dionysos Stoası ve Tapınağı, Apollon tapınağı, Bolukrates Çeşmesi ve ziyaretçileri ilk karşılayan yaklaşık beş bin kapasiteli küçük tiyatrosu  başlıca görülecek kalıntılardır.
Burgaz (Eski Knidos)

C.E.Bean ve J.M.Cook tarafından 1952 yılında yapılan bir çalışmada Knidos’un ilk önce Datça Yarımadası üzerinde Burgaz mevkiinde kurulduğu, MÖ 4.yüzyılda Tekir Burnu’na taşındığı belirtilmiştir. 1980’lerden itibaren Prof.Dr. Numan Tuna tarafından Datça Yarımadası’nda arkeolojik yüzey araştırmaları başlatılır. Prof.Dr. Numan Tuna’ya göre Burgaz arkeolojik sit alanı bugünkü Datça şehir merkezinin 2 km kuzey doğusunda, deniz seviyesinden 12 m kadar yükselen küçük bir yarımadanın yeknesak uzanan kıyı şeridini kestiği bir yerdedir. Yarımadanın uzunluğu yaklaşık olarak 400 m olup güney batısında ve kuzey doğusunda liman kalıntıları bulunmaktadır. Küçük yarımada, kuzeyde 45 hektar kadar yayılan antik yerleşim alanları ile çevrilidir.

Knidos, MÖ 7.yüzyılda  gelişmiş ve kalabalıklaşmış; MÖ 6.yüzyılda Delphi’deki Apollon kültür merkezine dönemin en kaliteli mermerinden bağış olarak hazine dairesi yaptırılmış. Verimli tarım arazilerinin bulunduğu bu yerde tahıl ekimi, bağcılık ve zeytincilik yapılmış, şarap ticareti kentin en önemli gelir kaynağı olmuş.

Dorlar, M.Ö.546’da Persler’e karşı Knidos’u savunabilmek için Datça Yarımadası’nı Balıkaşıran mevkiindeki en dar yerinde kazıp ada haline getirmeyi denemişlerse de  kayaların sertliği, çalışanların yaralanmaya, ölmeye başlamaları ve danıştıkları kahinlerin kazma işini durdurmaları tavsiyeleri üzerine vazgeçmişler ve Persler’e boyun eğmişler. Knidos, Dorlar’ın kurmuş oldukları 6 şehrin merkezliğini yapmış. MÖ 4.yüzyılda Tekir Burnu’na taşındıktan sonra da, Burgaz’daki yerleşim yeri de tamamıyla terk edilmemiş, Stadia ismiyle varlığını sürdürmüş ve bu isim zamanla Datça’ya dönüşmüş.

Burgaz sit alanının belgelenerek kurtarılması, korunması için Orta doğu Teknik Üniversitesi, Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi tarafından 1993 yılında Burgaz Arkeolojik Kurtarma Kazıları başlatılmış olup 2003 yılına kadar ki kazı çalışmaları öncelikle yerleşmenin yaygınlığı ve zaman dizini üzerine yoğunlaşıyor. MÖ 8.yüzyıla tarihlenen antik yerleşim katları, Arkaik ve Klasik Çağ tabakalaşması içinde yayılım gösteren avlulu konut yapıları, taş döşemeli yollar ve yaklaşık MÖ 400’lerde yapılmış olan savunma sistemi kazılarla açığa çıkarılıyor. Yapılan kazılarda şarap fabrikaları ve depolama mahzenleri bulunuyor, tapınakların adaklarında çok sayıda kadın figürüne rastlanılıyor ve üretimin büyük ölçüde konutlar içinde olduğu tespit ediliyor. Prof. Dr. Numan Tuna’ya göre de, antik yerleşim MÖ 4.yüzyılda kısmen terk ediliyor.

Sarı Liman Kalıntıları

Knidos’un ilk kurulduğu yer olan Burgaz yerleşimi dönemine ait k alıntılar, 1998 yılından beri T.C. Kültür Bakanlığı adına, Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından Alman Bilimsel Araştırma Kurumu işbirliği ve Gerda-Henkel Vakfı’nın katkılarıyla kazılıyor.

Prof.Dr. Numan Tuna’ya göre, Antik Dönem’in ünlü tarihçisi Heredot’un eserinde sözünü ettiği 6 Dor şehir birliğinin toplanarak Apollon adına yarışmalar düzenledikleri yer burasıydı ve yarışmada birinci gelenlere verilen ödüllerin konulduğu Apollon Tapınağı burada bulunuyor. Ona göre kazı sonuçları, özellikle alt terasta yapılan kazılarda ele geçen buluntular ile Emecik/Sarı Liman Kutsal Alanı’nın MÖ 6.yüzyıl sonlarına kadar deniz aşırı bir öneme sahip olduğunu göstermiştir. Buluntular; Mısır, Fenike, Etrüsk kökenli ithal malların tanımladığı geniş hinterlandı kadar, şimdiye kadar Doğu Yunan üretimi olarak bilinen ancak Knidos malı olduğu kesinleşen kireç taşı ve pişmiş toprak figürinler ile çanak çömlek örneklerini zengin bir çeşitlilik ile sergilemesi bakımından da dikkat çekicidir. Kutsal Alan’da ele geçen epigrafik veriler ve adak eşyası oldukları anlaşılan değerli arkeolojik eserlerin gösterdiği özellikler, Arkaik Çağ Emecik Kutsal Alanı’nın Apollon ile ilişkilendirilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır. Apollon Tapınağı’nda yapılan kazılarda MÖ 8.- 9.yüzyıla kadar eskiye giden motifler, adaklar, heykeller, boğa, şahin ve savaşçı, figürleri bulunmuş; tapınak ve civarında yapılan kazılarda daha sonraki dönemlerde başka tapınak ve kiliselerin de yapıldığı ortaya çıkarılmış.

Bük ve Koylar

Yarımada üzerinde 52 koy ve bük yer alıyor. Kuzeyde, Ege denizi bölümünde Gökçeler Bükü, Küçük Çatı, Çatı, Kızılağaç, Alavara, Çakal, Damlacık, Mersincik, Murdala, İskandil koylarının hemen hepsi Gökova’da mavi yolculuğa çıkanların önemli uğrak yerleri arasındadır. Feribotun yanaştığı Körmen Limanı da bu yönde.   

Akdeniz tarafına bakan ve günübirlik tekne turlarının uğrak yeri olan koylar arasında Knidos iç limanının yanı sıra, sırasıyla Palamut Bükü, Akvaryum, Hayıt Bükü, Kızıl Bükü, Domuz bükü, Kargı, Datça limanı, Karaincir, Sarı liman, Kara bük, Çiftlik, Kuruca bük, Günlücek ve Lindos koyları sayılabilir. Hisarönü Körfezi’nin önemli limanı Bencik’in bir yanı Datça’ya öte yanı Marmaris’e aittir.

Kargı Koyu
Şehir merkezine en yakın (3 km) koylardan bir tanesi olan Kargı Koyu’nda, tarihte Akantos isminde bir şehir kurulmasına karşın, günümüze kalıntı olarak pek bir şey kalmamış.
Ulaşım dolmuşlarla   sağlanabiliyor. Koyda restoran, cafe ve günü birlik tesisler bulacaksınız. Denizi duru, yüzmeye çok uygun, plajı taşlık ancak rahatsız etmiyor. Kuzey rüzgarlarına kapalı  olduğu için  sakin dingin bir koy .Sahile girişte Okaliptus ağaçlarıyla kaplı bir alan var, hemen önündeki sahilden denize girebilirsiniz. Burada belediyenin yaptırmış olduğu soyunma kabini ve duş mevcut. Okaliptus ağaçlarıyla kaplı  doğal gölgelik olması, otopark sıkıntısının olmaması da  doğa sevenlerin burayı tercih etmesine neden oluyor.    

Domuzbükü (Domuz Çukuru)

Domuzbükü; sessiz sakin bir ortam arayıp, kentin televizyon dahil kimi “nimetlerini !” unutmak isteyenler için  karayolu ulaşımı olmayan  bir  koy. Datça’dan bir saatten biraz fazla süren bir tekne yolculuğu ile ulaşılabiliyor. Konaklama  olanağı bulunmamaktadır. Manzarası mükemmel ötesi. Domuzbükü’nde denize girmek, dinlenmek dışında küçük yürüyüş turları da yapılabilir. Doğa yürüyüşü tutkunları Kargı Koyu’ndan güney-batıya giden mevcut patika yolu izleyerek  Domuz Çukuru’na ulaşabiliyorlar. Koy çam ağaçlarıyla kaplı. Güneyin dışında rüzgarlara tamamıyla kapalı. Plajı geniş, kum ve çakıl karışımı. Denize girmek için çok uygun. Çevrede yürüyerek ulaşılabilen bir mağara (Dilek Mağarası) ve ilginç kaya şekilleri var. Geceleri hiç bir yerde göremeyeceğiniz kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının ışıkları sizi oyalayacak en güzel şey.

Kızılbük, Hayıt Bükü ve Ova Bükü

Mesudiye Mahallesi (köyü) koylarıdır. Datça-Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasında ilerleyen 3 km’lik asfalt yolla ulaşılan Mesudiye’de küçük pansiyonlar, apartlar ve yiyecek içecek ihtiyacınızı karşılayacak  cafe, restoran, çay bahçeleri ve balıkçı lokantaları mevcut. Bir çoğu aile işletmesi. Mesudiye’de üç tane bük var. Hayıtbükü küçük kapalı bir koy. Teknelerin uğrak noktası, kumlu ve hemen derinleşmeyen bir denizi  olduğu için çocuklu aileler tarafından en çok tercih edilen koy. Sol  yakasında 2 km sonra Kızılbük Koyu,  sağ yakasında ise Ova bükü. Her iki koya yürüyerek bile  ulaşabilirsiniz. Yaz aylarında balıkçı lokantaları ile güzel bir kumsal, temiz bir deniz sizleri bekliyor. Burada güler yüzlü aydınlık insanların sizi karşılayacağından şüpheniz olmasın.

Palamut Bükü

Tekne turuna katılanlar ya da yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel koydur. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğimle denize kavuştuğu, upuzun bir kumsal oluşturduğu, kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin, küçük pansiyon ve yazlık evlerin sıralandığı, limanında balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel büktür Palamut.

Datça merkeze 25 km uzaklıktadır. 2 km uzunluğundaki, kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz. Deniz çok temizdir. 25 m netliğe sahip su, zıpkınla balık avcılığına çok uygundur. Koyun açığında bir de küçük ada (Tavşan Adası)  iee balıkçı ve tekne barınağı bulunuyor. Ova Bükü’nden  sonra deniz kıyısından  Palamutbükü’ne ulaşabileceğiniz 6-8 kilometrelik  alternatif bir asfalt yol var. Fotoğraf meraklılarını mükemmel manzaralar bekliyor. Hazırlıklı olarak giderseniz hiçbir işletmenin olmadığı bakir koylarda  denize girebilir temizliği ve duruluğu teninizde hissedebilirsiniz.

Karaincir Koyu

Şehir merkezine 15 km mesafede, Marmaris kara yolu üzerindeki koy, ince kumlu plajı ve sığ deniziyle çocuklu aileler için ideal bir deniz banyosu yeri. Birçok yeme içme ve dinlenme tesisinin bulunduğu koya, Karaincir, Aktur ve Marmaris minibüs ve otobüsleriyle ulaşabilirsiniz.

Çiftlik Koyu

Yarımadanın güney-batısında, Marmaris yolu üzerinde Datça şehir merkezine yaklaşık 30 km mesafede, ilçenin en büyük tatil sitesi olan Aktur Tatil Sitesi’nin bulunduğu koy tamamıyla çam ormanlarıyla kaplı olup plajı kumluk ve denize girmek için oldukça uygun.

Kurucabük

Marmaris yönünde Aktur Tatil Sitesi’ne yaklaşık 1,5 km mesafedeki Kuruca Bük Mahallesi’nin bulunduğu koy, okaliptus ağaçlarıyla kaplıdır. Kuruca Bük’ün de plajı var. Ancak Çiftlik Koyu’nda olduğu gibi buradaki plaj da daha çok site sakinlerine hizmet veriyor.

Plajlar

Merkezde en yakın olan plajlar Hastane Altı, Kumluk ve  Taşlık plajlarıdır. Plajların çevresinde yeme- içme ve çok sayıda konaklama  tesisi mevcuttur. Merkezden uzaklaşıldığında, Marmaris yönüne doğru Perili Köşk plajına kadar 13 km uzunluktaki alanın her bölümünden denize rahatlıkla girilebilir. Plajların bir bölümü Mavi Bayraklıdır.

Nasıl Gidilir

Kara yolu

Datça’ya karayoluyla Marmaris üzerinden gidiliyor. Marmaris-Datça arası 70 km. Marmaris’ten düzenli dolmuş ve otobüs seferleri var.

Havayolu

Dalaman  Havalimanı  ile   Datça  arası  ise  toplam  178 km.

Deniz yolu

Datça – Bodrum arasında feribot seferi yapılmaktadır. Feribot yolculuğu yaklaşık iki saat sürer. Feribot yolcuları için Datça  ile Körmen Limanı arasında servis otobüsü vardır.  Feribotlara yolcular dışında bisiklet, motosiklet, otomobil ve karavan da alınıyor. Ancak, aracınız varsa önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

FACEBOOKTWITTERINSTAGRAM